Haber

Rojava’da 11 Haziran’da seçimler yapılacak mı?

Suriye’nin kuzeyinde, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki Rojava bölgesinde 11 Haziran’da yerel seçimler düzenlenecek. SDG bileşenlerini PKK’nın uzantısı olarak terör örgütü sayan ve seçimlere itiraz eden Ankara ise askeri müdahale sinyali veriyor. Ancak kapsamlı bir operasyon beklemediklerini ifade eden uzmanlar, Rojava’nın akıbetinin ABD’nin tutumuna bağlı olduğu görüşünde.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi (CFR) araştırmacısı Henri Barkey, Türkiye ekonomisindeki mevcut durumun Ankara’nın seçeneklerini sınırladığını düşünüyor ve gelen sert açıklamalara rağmen kapsamlı bir askeri müdahale beklemiyor.

Barkey, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, “(Hükümet) Ekonominin hassas olduğu bir dönemde Washington ile çatışmadan kaçınmak isteyecektir. İstikrarlı ve her şeyin yolunda olduğu bir görüntü vermek zorundalar. ABD ile herhangi bir çatışmanın olumsuz etkileri olabilir” dedi.

Ankara-Washington hattında uzun soluklu gergin bir dönemin ardından Türkiye, ilişkilerdeki tıkanıklığı aşabilmek için İsveç’in NATO’ya katılımını sağlamış, bunun üzerine Joe Biden yönetimi ve Amerikan Kongresi iki ülke arasında gerginlik unsurlarından biri haline gelen F-16 savaş uçaklarının satışına onay vermişti. Savaş uçaklarının satışı ve teslimatına dair taraflar arasında teknik görüşmeler devam ediyor.

Erbil merkezli medya kuruluşu Rudaw’da görev yapan gazeteci Karwan Faidhi Dri de “Kapsamlı bir askeri müdahale yerine, seçimlerden hemen önce ve belki sonrasında yoğunlaşan saldırılar” şeklinde sınırlı bir müdahale gerçekleşebileceği tahmininde bulundu.

Bakan Güler’den operasyon sinyali

Rojava’daki seçimlere dair Türkiye’den en sert açıklamayı ise Savunma Bakanı Yaşar Güler yaptı.

Haber ajansı AP’nin sorularına yazılı yanıt veren ve dün yayınlanan habere göre Güler, seçimlerin “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Seçimlerin “Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini” belirten Bakan Güler, “Böyle bir oldubittiye izin vermeyeceğiz” dedi, ancak ne tür adımlar atacaklarına dair detay vermedi. Suriye sınırının yüzde 63’ünün “kontrol altında olduğunu” da kaydeden Güler, “Irak ve Suriye sınırlarında 30-40 kilometrelik güvenlik koridoru oluşturmakta kararlı olduklarını” ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da 30 Mayıs’ta yaptığı konuşmada, “Terör örgütünün halk oylaması bahanesiyle ülkemizin ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik mütecaviz eylemlerini yakından takip ediyoruz… Türkiye, güney sınırlarının hemen ötesinde Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde bölücü örgütün bir ‘teröristan’ kurmasına asla izin vermeyecektir” demiş, gerekirse “harekete geçmekten çekinmeyeceklerini” vurgulamıştı.

Beşar Esad’ın yanıtı ne olacak?

Türkiye’nin itirazı sürdükçe Rojava’da SGD kontrolünün kalıcı hale gelmesinin güçleştiğini söyleyen Barkey, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın da “bu konuda Ankara ile aynı düşündüğünü, henüz uygun zaman olmasa da iki ülkenin gelecekte birlikte hareket edebileceğini” ifade ediyor.

Esad’ın oylama karşısındaki tutumuna dair Karwan Faidhi ise “Esad sert bir tepki vermedi, Türkiye ile aralarında bir anlaşma olmadan da agrasif bir eylemde bulunacağını sanmıyorum, ki Ankara-Şam arasında böyle bir anlaşma yakın gelecekte zor gözüküyor” değerlendirmesini yaptı.


Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Türkiye ile diyalog için TSK’nın Suriye topraklarından çekilmesini şart koşuyor.Fotoğraf: SANA/dpa/picture alliance

Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile bozulan ilişkilerini attığı peş peşe adımlarla onaran Türkiye, komşusu Suriye ile normalleşmek için de benzer girişimde bulunmuştu. Ancak Esad yönetiminin, “Türk askeri Suriye topraklarından tamamen ve koşulsuz çekilmeli” şeklindeki talebinin karşılıksız kalmasıyla müzakereler çıkmaza girdi.

Son olarak Salı günü Şam’da İranlı mevkidaşı Ali Bageri Keni’yi ağırlayan Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, ortak basın toplantısı sırasında ülkesinin pozisyonunu tekrarladı. Mikdad, “Suriye ve Türkiye arasında herhangi bir diyalog, ancak Ankara’nın askerlerini Suriye topraklarından çekeceğini ilan etmesiyle mümkün olur” dedi.

Kuzey Iraklı gazeteci Faidhi, “Rojava’da Kürt otoritesinin geleceği ABD askerinin bölgedeki varlığına bağlı” yorumunda bulunuyor. DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’den Thomas Warrick de ABD’de Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerine dikkat çekerek “Sonuçların Rojava’nın geleceğine etkisini öngörmek olanaksız” diyor.

ABD: Şartlar olgunlaşmadı

ABD’nin Ortadoğu’daki varlığını sorgulayan eski Başkan Donald Trump, ani bir kararla 2 bine yakın askerin Suriye’den çekilmesi yönünde talimat vermişti. Suriye’de halihazırda 900’den az Amerikan askeri kaldı. Bu askerler de petrol kuyuları gibi stratejik altyapıyı korumak ve IŞİD karşıtı misyon kapsamında SDG’yi desteklemekle görevli.

Joe Biden yönetiminden de SDG’ye yakın 30 siyasi partinin katıldığı seçimlere onay çıkmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 30 Mayıs’ta düzenlediği günlük basın brifinginde, “Suriye’de yapılacak herhangi bir seçim serbest, adil, şeffaf ve kapsayıcı olmalı. Suriye’nin kuzeydoğusunda yapılacak seçimlerle ilgili şu anda bu koşulların sağlandığını düşünmüyoruz ve bu görüşümüzü Suriye’nin kuzeydoğusundaki aktörlere de ilettik, onları şu anda seçimlere gitmemeye çağırdık” ifadelerini kullandı.

Sözcü Patel’in uyarılarına benzer şekilde Thomas Warrick, “Koşullar oluşmadan acele bir seçim istikrarı bozucu sonuçlar doğurabiliyor” diyerek “Seçimde yarışan partileri kim fonluyor? Halkın, adaylar hakkında bilgi alabileceği yeterli basın özgürlüğü var mı? Nasıl bir seçim sistemi uygulanıyor?” gibi soruların yanıt bulması gerektiğini belirtti.

Faidhi’ye göre ise ABD’nin açıklaması daha çok Türkiye’nin kaygılarını gidermeye yönelik:

“ABD itiraz için diplomatik bir yol buldu; koşulların adil ve özgür seçimler için yetersiz olduğunu söyledi. Bu, Türkiye’nin olası askeri müdahalesini önlemeye yönelik bir açıklama.”

Rojava’da yöneticilerin “ABD’nin itirazını önemsemiş gibi görünmediğini” söyleyen Faidhi, yine de seçimlerin hiç gerçekleşmeyebileceğini söyledi.

Oylamaya Ankara ve Washington’un yanı sıra yerel düzeyde de itiraz var. Mesud Barzani’nin başkanı olduğu Irak Kürdistan Demokrat Partisi’ne yakın Suriye Kürt Ulusal Konseyi seçimleri boykot kararı aldı. Faidhi’ye göre boykot seçimlerin meşruiyetine zarar verirken Rojova yönetimi partiyi ikna etmek için “en ufak çaba göstermedi”.

Daha önce Mayıs’ta yapılması planlanan seçimler “hazırlıkların tamamlanamadığı” gerekçesiyle 11 Haziran’a ertelenmişti. Bölgede seçimlere katılma yeterliliğine sahip yaklaşık 3 milyon kişi bulunduğu belirtiliyor.

DW Türkçe’ye sansürsüz nasıl ulaşabilirim?

haberkose.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu
escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
adalar escort
arnavutköy escort
ataşehir escort
avcılar escort
bağcılar escort
bahçelievler escort
bakırköy escort
başakşehir escort
bayrampaşa escort
beşiktaş escort
beykoz escort
beylikdüzü escort
beyoğlu escort
büyükçekmece escort
çatalca escort
çekmeköy escort
esenler escort
esenyurt escort
eyüp escort
fatih escort
gaziosmanpaşa escort
güngören escort
kadıköy escort
kağıthane escort
kartal escort
küçükçekmece escort
maltepe escort
pendik escort
sancaktepe escort
sarıyer escort
şile escort
silivri escort
şişli escort
sultanbeyli escort
sultangazi escort
tuzla escort
ümraniye escort
üsküdar escort
zeytinburnu escort
istanbul escort